Blog

Uğurlu veya Uğursuz Saymak

Uğurlu veya Uğursuz Saymak: Bazı yer, zaman, şahıs ve eşyaları uğurlu veya uğursuz sayarak, buna göre hareket etme ve karar ı erme inancı da tarihin derinliklerinden günümüze ak-:anlan bidat ve hurafelerdendir. Hiçbir ilmi ve dini esası olmayan bu tür inanışları da dinimiz reddetmiş, uğur veya uğursuzluğu kişinin düşünce ve davranışlarında aramayı tavsiye etmiştir. Peygamberimiz (savı. çevredeki çeşitli olaylara ve eşyalara uğursuzluk affedilmesini kınayarak; “Sizden biri hoşlanmadığı bir şeyi gördüğünde, ‘Allah ‘ım, iyilikleri yalnız sen verir, kötülükleri de yalnız sen defedersin, senden başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.’ desin ” buyurmuştur.
İnsanı sebeplere sarılmaktan alıkoyan uğur ve uğursuzluk anlayışı, Hz. Peygamber (sav) in tebliğ ettiği İslam inancına ters düşmektedir. Çünkü İslam’da insanın iradesi, gücü ve teşebbüsü, sorumluluğun temelini oluşturur. Uğursuzluk inancının yasaklanılmasındaki asıl sebep de, buna inanan kişinin kendi irade ve kuvvetini inkar yanında, yaratmayı Allah’a değil, bizzat uğursuz saydığı varlığa nispet etmesindendir. Çünkü Baykuş’un gündüz, horozun vakitsiz ötmesi, bir yere giderken kara kedinin önünden geçmesi, köpeğin uluması, elden makas, bıçak, sabun vb. şeylerin alınması, gibi şeyleri uğursuzluk kabul etmek insanı birçok faziletlerden mahrum bırakır. Maneviyatı kırarak insanı ümitsizliğe düşürür ve üzer. Korkaklık, kin, buğz ve düşmanlık gibi manevi hastalıklara yakalanmasına sebep olur.