Blog

Büyünün Tarihçesi

Büyü binlerce yıldır, ağır ama güçlü bir nehir gibi insanların, sosyal yaşamlarının arasında akıp durmuştur.
Avrupa’nın güneybatısındaki ilkel neolitik dönemden kalma mağaralarda, pratik bir amaca hizmet eden ve tarih öncesi sanat’ın büyüye dayandığına ilişkin bazı izlere rastlanmıştır.
Ok ve kargıyla mağara duvarlarına yapı hayvan tasviri, avcıların başarılı olmasına dönük bir tür sempatik büyüdür.
Benzer tasvirler, pek çok târih öncesi ve Dordogne ‘da ortaya çıkarılan mağaralarda da görülmüştür. Binlerce yıl sonra aynı düşünceyi taşıyan uygulamalar. Orta Afrika’da yaşayan Pigmeler ‘in kendi a yaptıktan tasvirlerde ortaya çıkmıştır. Pigme avcıları ava çıkmadan önce toprağa bir antilop resmi çizerlerdi. avdan döndüklerinde de bir parça kıl ve kana hayvanın ruhunu yatıştırılırdı.
Hindistan’da meydana çıkartılan kaya çizilmiş resimler Avrupa’daki resimler gibi tim biçimleri ile resmedilmişlerdir.
Mısır Dini, bedenin öldükten sonra yeniden dirileceği inancına dayanmaktaydı.
Mısırlıların yaptıkları büyü ruha dünyadakine benzer bir barınak hazırlamak için Ka’nın -ölünün –ruhu heykelini yaparak veya ölüyü mumyalayarak ,gerçekleştirmeye yönelikti. Bu olguların bul sonra, “imgelerin büyüsü” olarak tüm dünyaya yayılmıştır. Mısırlılar tarafından başlatılan bu büyücülük biçiminin ilkel dünyada pek çok uygulayıcısı çıkmıştır.
Büyücülükte kullanılan imgeler Mısır’da eski Yunan’a geçmiş, buradan da Büyük İskender doğuya intikal etmiştir.